SYKP MYK: Coğrafyalar Farklı, Acılarımız Aynı…

Lazkiye, Reyhanlı, Kobane, Şengal, Suruç, Ankara, Beyrut, PARİS!

COĞRAFYALAR FARKLI ACILARIMIZ AYNI!

IŞİD TERÖRİST, EMPERYALİSTLER ORTAĞIDIR!

Gelecek kuşakların nefret ve ibretle bahsedeceği IŞİD (Irak – Şam İslam Devleti) İslami terör örgütü kanlı eylemlerine Paris’te bir yenisini ekledi. Dün gece 9 farklı noktada sivil halka saldıran IŞİD, iki yüze yakın insanı katletti, yüzlercesini yaraladı ve milyonlarca insanın hayatını altüst edecek bir vahşete daha imza attı.

Bir korku/terör zaferi yaşamak için canlı yayınlarda yaktığı, kafalarını kestiği, suda boğdu tutsaklarına yönelttiği terörü Paris’te bir kez daha sivil halka yönetti.

Her şeyden önce bu insanlık dışı saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralıların bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını umut ediyoruz.

Peki ama bu vahşetin sorumlusu kim? Sadece tetiği çeken IŞİD teröristleri ya da saldırının kararını veren yöneticileri mi?

Şimdi televizyonlarda üzüntülerini, terörizmle mücadelede kararlılıklarını, Fransa’yla dayanışmalarını açıklayan Fransa ve diğer devlet yöneticilerinin IŞİD teröründeki payını görmeden Paris içine düştüğü karanlıktan çıkabilir mi? ASLA!

Şüphesiz IŞİD terör örgütü sadece “emperyalist tezgahlarda” yaratılmadı. Türkiye Başbakanı Davutoğlu’nun her fırsatta “öfkeli Sünni gençler” diyerek sahip çıktığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her anlamda arkasında durduğu IŞİD terörü hesaplaşmamız ve baş etmemiz gereken tekfirci/sapkın bir İslam anlayışının ürünüdür.

Ama bu temel, başını bizzat ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın çektiği emperyalist batı bloğunun Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya yeni bir nizam vermek için IŞİD ve benzeri islami terör örgütlerini destekledikleri gerçeğini gizleyemez. Bu coğrafyaların yer altı ve yer üstü zenginliklerine el koymak, pazarlarına hakim olmak, emperyalist rakipleri olan Rusya ve Çin’i kuşatmak, bölge devletlerini istedikleri biçime sokmak için IŞİD ve benzeri terör örgütlerini göz yumdular ve yummaya devam ediyorlar.

Bu emperyalist devletler terör örgütlerine sattıkları silahlar, onlarla yaptıkları petrol anlaşmaları bir yana, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın IŞİD, Nusra, El Kaide gibi örgütlere hamilik yapmalarına yıllardır göz yumdukları için Paris katliamının bizzat sorumlularıdırlar.

Biz Türkiye’de AKP, Erdoğan ve MİT’in bu terör örgütlerine TIR’larla taşıdığı silahları, eğitim kamplarını, geçiş noktalarını teşhir ederken onlar gelip Erdoğan ve Davutoğlu’yla el sıkıştılar, yeni anlaşmalar yaptılar.

Lazkiye, Halep, Şam, Kobane, Musul, Şengal IŞİD ve diğer islami teröristler tarafından bombalanırken onlar bu durumu kendi lehlerine çevirecek düzenlemelerin, tavizlerin ve anlaşmaların peşinde koştular. Ortadoğu her yeni güne bir Paris katliamıyla başlarken onlar bu teröristlerden “eğit, donat, saldırt” ordusu kurmaya kalktılar.

MİT destekli IŞİD Reyhanlı, Suruç, Ankara’da halklarımızı katlederken, IŞİD’e askeri, maddi, manevi her türlü desteği açığa çıkan AKP hükümeti Cizre’yi, Silvan’ı, Nusaybin’i bombalarken Merkel, Hollande ve Cameron savaştan kaçan göçmenlerin Avrupa’ya geçişlerini engellemek için Erdoğan’la pazarlık masasındaydılar!

Avrupa’dan binlerce militan IŞİD ya da diğer terör örgütlerine katılırken ya da bu terör örgütleri için resmi gayri resmi milyarlarca euro destek, bağış toplanırken bu hükümetlerin tek derdi işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin hak mücadelelerini bastırmak ve anti-komünizm organizasyonlarını üçlendirmekti.

Tüm bu sebeplerle açık açık söylüyoruz: Paris katliamından IŞID kadar sizler de sorumlusunuz savaş tüccarı emperyalistler!

Çağrımız o yüzden tüm uluslardan ezilen ve emekçi dünya halklarına; Emperyalist, kapitalist devletler ve onların arkasındaki sermaye sadece karlarına kar katmanın, kendilerine yeni pazarlar açmanın ve birbirlerine karşı hegemonya kurmanın derdindeler. Bakmayın siz onların gözlerindeki timsah gözyaşlarına. IŞİD’li teröristlerin ellerindeki silahları, attıkları bombaları yapan, satan ve ileten bizzat onlar!

Hep birlikte bu savaş, sömürü, kutuplaştırma, eşitsizlik ve adaletsizlik düzenine karşı durmadan, ayaklanmadan, örgütlenmeden, yani kaderimizi ellerimize almadan bu katliamları engellemek mümkün değil. Uzun zamandır bizi yakan ateş artık size de daha yakın. Ülkelerinizin sattığı silahlar, verdiği tavizler ve yaptığı anlaşmalarla bizim coğrafyalarımızda kan akıtanlar şimdi sizlerin de kapısını çalmakta. Coğrafyalarımız farklı ama acılarımız aynı. Mademki onlar G20 toplantılarında bir araya gelip ortak saldırı planları yapıyorlar o zaman bizler de vakit geçirmeden bir araya gelmeli ve birlikte direniş, ortak kurtuluş planları yapmalıyız.

Je suis Paris!

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!

 

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi

Merkez Yürütme Kurulu