Sosyalistler Cizre’de, İdil’de…

HDP, EMEP, EHP, SYKP, ESP, DİP ve Halkevleri’nin aralarında olduğu heyet Cizre ve İdil’i ziyaret edip incelemelerde bulundu.

Aralarında EMEP, EHP, SYKP, DİP, Halkevleri’nin bulunduğu sol, sosyalist parti ve kurumlardan oluşan heyet inceleme yapmak ve dayanışma duygularını iletmek üzere Cizre’yi ziyaret etti. Sosyalist partiler dayanışma duygularını ileterek Türkiye’da barıştan yana herkesin bir araya gelerek, savaşa karşı birlik olma çağrısında bulundu.

Heyete, İstanbul, Ankara’dan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Sibel Uzun, SYKP Eş Başkanı Necla Kurul, Devrimci İşçi Partisi (DİP) Genel Başkanı Sungur Savran, Devrimci Parti yöneticileri ve Halkevleri Genel Sekreteri Nuri Günay ile çok sayıda kurumun yöneticisi katıldı.

Heyet Cizre’ye üç kontrol noktasında arama ve GBT kontrolleri yapılarak girebildi. Kontrol noktalarında zaman zaman keyfi gerekçelerle bekletilen heyet HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ile eski milletvekili Fatma Kurtulan eşlik etti. Arama noktalarından geçen heyete akrep tipi  ve Ranger adlı zırhlı araçlar ile çok sayıda polis takip etti. Polisler heyete, taziye ve benzeri ziyaretler dışında basın açıklaması vey a herhangi bir etkinlik düzenledikleri taktirde uyarmaksızın müdahale edeceği tehdidini sık sık yineledi. Heyet ilk olarak Nur Mahallesinde bulunan ve ağır tahribata uğrayan HDP, DBP ilçe binalarını ziyaret etti. Burada dayanışma duyguları ifade edildi.

49268

‘ANCAK ORTAK MÜCADELEYLE DUR DİYEBİLİRİZ’

İlk olarak söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan şunları kaydetti: “Daha önce de Cizre’ye gelmiştik. 3 mahallede çatışmalar sürüyordu ve o dönem dehşete kapılmıştık. O mahallelerin halini gördüğümüzde. Bu heyet bu topluluk aslında savaş halinin bütün yüzüyle tanıklığını etti. Medya ne kadar saklasa da biz burada doğru ve gerçek haberleri veren medyalar aracılığıyla buranın yaşadığı katliamlara yaşadığı şiddete tanıklık ettik. Bu tanıklığımız tabi ki kendimizde kalmayacak bu tanıklığımızı paylaşacağız. Bu tanıklığımızın gereğini yerine getirmeye çalışacağız.

Biz şunun farkındayız. Türkiye’de süren bu savaş halkı bu savaşın yüzünü katliamlar boyutuyla yaşamakta. Ve sistem devlet aslında kendi sistemini kurabilmek için Kürt’ün taleplerini ezerse kendi sistemini rahat kurabileceğini düşünüyor. Kürt’ün taleplerini ezerek, Alevileribölerek, işçileri emekçileri susturarak, demokrasi ve barış güçlerini sindirerek kendi diktatörlüğünü dikta etmeyi düşünüyor. Biz bunun farkındayız. Kürt halkının demokratik talepleri ezildiği anda aslında bütün Türkiye’nin demokratik talepleri ezilmiş demektir. Bu nedenle buradaki duygularımız dayanışma duygularından da öte ortak bir barış mücadelesi ortak bir demokrasi mücadelesi bizim hissettiğimiz ya da bizim paylaştığımız duygular bunlardır. Dayanışma her zaman olur. Olağan bir şeydir. Ama biz hükümetin bu savaş politikalarının yıkım politikalarının sonucunda bütün bir Türkiye’nin geleceğini karanlık görüyoruz. Ve bu karanlığa teslim olmamak için de ortak bir mücadeleyle bunun üstesinden gelebileceğimizi düşünüyoruz.

CHP’YE ÇAĞRI

EHP Genel Başkanı Sibel Uzun da şöyle konuştu: ”AKP kendi iktidarı üzerine planlarının bozulması sonucu bir savaş açtı. Bunun farkındayız. Bunları dile getirmeye devam edeceğiz. Ama şu an tüm muhalefetin dikkatini buraya çekmesi gerekiyor. Tüm muhalefet buraya bakmak zorundadır. Buradan CHP’yi uyarıyoruz. Eğer muhalefetin ayakta kalmasını istiyorlarsa derhal bu ortaya konan ve halkın seçtiği vekilleri ortadan kaldırmaya, muhalefeti ortadan kaldırmaya dönük bu saldırıya karşı CHP de tavrını koymak zorundadır. Çünkü CHP de tehdit altındadır, tüm muhalefet tehdit altındadır. Bu savaş bütünlüğüne karşı her muhalefet birimi cevap vermelidir. Cizre halkına yapılan zulüm tüm halka yapılan zulümdür. Burada nasıl insanlarımızı kaybediyorsak batıda da birer birer bombalar patlamaya devam ediyor. Emekçi hareket Partisi olarak tüm muhalefete sesleniyorum. Eğer demokrasi inşa edilmek isteniyorsa işte o tam da burada, Cizre’de başlıyor.”

Türkiye halkına yönelik saldırılara karşı acilen bir cephe kurulması gerektiğine vurgu yapan SYKP Eş Başkanı Prof. Dr. Necla Kurul da şunları dile getirdi, “ İktidara geldiğinde toplum merkezli politikalar için yola çıkacağını söyleyen  siyasal iktidar bugün devlet merkezli poliştikaları ön plana almıştır.  Türkiye’yi karanlık bir renge bürümek istiyorlar. Bu noktada önümüzdeki dönem için çok büyük bir demokrasi cephesinin kurulmasına ihtiyaç var. Özellikle ana muhalefet olarak bulunan CHP’nin buraya katılması önem taşıyor. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz diyerek mücadeleyi genişletmeliyiz”.

‘KAYBEDENİN AKP OLDUĞUNU GÖRDÜK’

DİP Genel Başkanı Sungur Savran ise, “Cizre halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Burasının en kısa zamanda yeniden inşa edilmesi için sosyalistler olarak çabalarımız sürecek. Bu yaşananlar bir daha olmaması için şu gerçeği bilmemiz gerekir.  7 haziran seçimlerinde yenilgiye uğraya n AKP ve Erdoğan Kürt halkına savaş açmıştır. Bu savaşın bitirilmesi sadece barış istekleriyle, demokratik bir ülke demekle olmayacaktır. Eğer biz AKP’yi yenmezsek bu savaş bitmeyecektir. Önümüzdeki dönemi bu anlayışla birlikte mücadeleyi inşa etmemiz lazım” diye konuştu.

ESP Genel Başkan Yardımcısı Fadime Çelebi’de , “Türkiye ve Kürdistan’da AKP ve sarayın açmış olduğu bir savaş konsepti var. Bugün Cizre’de ve Kürdistan’da yaşananlar gerçek anlamıyla AKP’nin çöküşünü anlatıyor. Yürütülen savaş hitler bakış açısıyla yürütülen bir savaştır. Burada aynı zamanda insanlık değerleri yok edilmeye çalışılıyor. Kürdistan’da kaybeden AKP’dir. Kazanlar Kürt halkı ve emekçileridir. O nedenle biz sosyalistlere de Kürdistan’da yaşananları batıya taşıyarak, daha birleşik bir hattı örmek düşüyor” diye ifade etti.

‘AKP SAVAŞ, HALKLAR BARIŞ İSTİYOR’

Halkevleri Genel Sekreteri Nuri Günay da, “ 7 Haziran seçimleri sonrası bu ülkede AKP iktidarı ve saray tarafından başlatılan bu savaşta ülkemizin en acı günlerini yaşıyoruz. Yüzlerce insanımızı kardeşimizi kaybettik. Bugün kendisini ancak ve ancak savaşla ayakta kalabileceğini düşünen bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu ülkede, eşitlikten, özgürlükten, barıştan yana olan milyonlarca insan barış içerisinde yaşanabileceğine inanıyor ve bunu istiyor. Bugün ziyaretlerle bu duyguları ilettik yarın döndüğümüzde her yerde burada yaşananları ve direnişi anlatacağız” dedi. Devrimci Parti, Kaldıraç, AlınTeri, Mücadele Birliği Temsilcileri de konuşmalarında  dayanışma duygularını ifade ederek  ortak mücadele çağrısı yaptılar.

Konuşmaların ardından heyet Cizre’de yakınlarını kaybeden ailelerin evlerine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretler sonrası Cizre’den ayrılan heyet, İdil’de de ziyaretler ve incelemelerde bulundu.